Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
() - | Haber Girişi: 15.04.2021 - 13:53, Güncelleme: 01.01.1970 - 02:00

Başkan Ercengiz; İçmesuyu barajına ihtiyacımız var

 

Başkan Ercengiz; İçmesuyu barajına ihtiyacımız var

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, yağışların yeterli seviyede olmaması ve su kaynaklarının azalması konusundaki görüşlerini gazetemize değerlendirdi. Vatandaşları su tasarrufu konusunda duyarlı olmaya çağırdı.
Küresel ısınma ve iklim değişikliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle son yılların en kurak dönemlerinin yaşanmasına sebep oldu. Bu konuda DSİ 18. Bölge Müdürlüğü’yle görüşme yaptığını aktaran Başkan Ercengiz, Burdur’un açık alanda depolanabilen su kaynağına ihtiyacına olduğuna hep birlikte kanaat getirdiklerini, Burdur Projesi olarak yapılmış olan göl geçiş projesindeki patlak olan borunun değiştirilerek yine Senir Beldesi’nden gelmesini istedikleri suyu yeniden sisteme kazandırabilme adına taleplerini dillendirdiklerini söyledi. Geçtiğimiz ay düzenlenen Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi’nde, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte suyu etkin kullanması gerektiği, suyu israf etmemesi gerektiği, sulu tarımdan susuz tarıma doğru bir geçişin ve her bölgenin kendi iklim koşullarına, kendi toprak bitki örtüsüne ve su kapasitesine göre tarım ve hayvancılık politikalarının belirlenmesi gerektiğinin altını çizdiklerini ifade etti. Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetemize yaptığı açıklamada; “Bizim zaten açık alanda içmesuyunu depoladığımız bir yerimiz yok. Biz şehrimizin içmesuyunu yeraltı derin su kuyularıyla sağlıyoruz. Bunu bir irsale hattıyla şehre taşıyoruz. 10 bin, 4 bin, 5 bin ve bin beşer yüzlük depolarda bu suyu depolayarak şehrimize veriyoruz. 2014’te göreve geldiğimde beş altı metrelerde en fazla yedi metrelerde Çine Ovası’nda yeni ismiyle Gökpınar Ovası’nda ve İnsuyu Havzası’ndan elde ettiğimiz su sondajı şu anda Gökpınar’da 40-45  metrelere kadar indi. Bu yeraltı su hacmimizde ciddi bir azalma var. Bölgenin yeraltı su kaynakları da giderek azalıyor. Biz vatandaşımızın daha dikkatli su kullanmasına dikkat çekmek ki önümüzdeki yaz bu yıl istediğimiz gibi bir yağış olmadı. Yeraltı kaynaklarını besleyecek kadar kar yağışı olmadı. Bu nedenle öncelikle suyumuzu dikkatli kullanmamız gerektiğine vurgu yapmak içinde biz hem yerinde inceledik hem de vatandaşımıza bu uyarıyı yapmak istedik. Akabinde DSİ 18.Bölge Müdürümüzle bir toplantı yaptık. Yaptığımız toplantıda müdürümüz görev yeni başlamış olmasına rağmen konu hakkında bilgi sahibiydi. Başka bölge müdür yardımcılarımızdan birisininde Burdurlu hemşehrimiz olması, konuya daha hakim olması bizim taleplerimizi dillendirmemiz açısından çok daha önem arz ediyordu. Bugün geldiğimiz noktada Burdur’un açık alanda depolanabilen su kaynağına olan ihtiyacımıza hep birlikte kanaat getirdik. Zaten hepimizin de fikri bu yöndeydi. Burdur kenti olarak bir içmesuyu barajına ihtiyacımız var. Yeraltı su hacmini bilemediğimiz için en azından görünür hacimdeki suyumuzun ne olduğunu bilmek istiyoruz. Bu birincisi. İkincisi daha önce Burdur Projesi olarak yapılmış olan göl geçiş projesindeki patlak olan borumuzun değiştirilerek yine Senir Beldesinden gelmesini istediğimiz suyu yeniden sisteme kazandırabilme adına bir talebimizi dillendirdik. Burada ilgili kurum kuruluşlara gerekli yazışma yapıldı. Şu anda suyumuzu arttırmaya çalışıyoruz. Ama vatandaşımızında tasarruflu olmasını, vatandaşımızdan rica ediyoruz. Su Zirvesi’ne katıldınız başkanım burada neler oldu? Şu anda 22 belediye başkanın altında imzası olan 11 büyükşehir, 11’de belediye başkanının altında imzası olan Çalıştay Bildirgesi’nde özellikle sonuç maddesinden birinin Burdur Gölü ve Salda Gölü’yle ilgili kaygıları dile getiren bildirge maddesi olması bizim için çok önemliydi. Burdur için Burdur Gölü’nün, Salda Gölü’nün veya Göller Bölgesi’nin göllerinin birer ikişer kuruması, kurumaya başlaması ya da kuruma tehdid altında olmuş olması, artık sadece Burdur’u değil, tüm Türkiye’deki bu konudan kendini sorumlu hisseden bürokrat ve siyasileri kaygılandırmaya başladı. Sonuç bildirgemizde Burdur’da su çalıştayında gündem maddesi olarak değerlendirdik. Burdur ve Salda Gölü için kaygılarımızı tüm Türkiye’ye o çalıştay sonuç bildirgesinde duyurmuş olduk. O çalıştayda konuşulanları özetleyecek olursak şu anda tüm Türkiye’de belediyelir yöneten belediye başkanlarının 11’i büyükşehir, 11’i il belediye başkanı olarak toplandığımız o çalıştayda ve Türkiye’nin yüzde altmışının üzerinde bir nüfusu yöneten belediye başkanlarının toplandığı bir çalıştayda Türkiye’nin önümüzdeki süreçte suyu etkin kullanması gerektiği, suyu israf etmemesi gerektiği, sulu tarımdan susuz tarıma doğru bir geçişin ve her bölgenin kendi iklim koşullarına, kendi toprak bitki örtüsüne ve su kapasitesine göre tarım ve hayvancılık politikalarının belirlenmesi gerektiğinin altını çizdik. Biz zaten göreve geldiğimizden beri Burdur Gölü’ne dikkat çekmeye çalışıyorduk. Sorun Burdur Gölü sorunu olmaktan çıktı. Şimdi havza bazlı bir su sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Salda Gölü’nde de bir çekilme söz konusu değil mi? Bu yıl henüz kış ve yağışlar bitmemiş olmasına rağmen Salda Gölü’nde de çekilme var. Bu kaygı verici. Kış aylarda idame suyunu tamamlaması gerekiyorken şu anda Salda Gölü’nde de çekilmenin olduğunu biliyoruz. Vatandaşımıza çağrımız şu. İzmir Çalıştayı’ndan çıkan önemli sonuçlardan biri de bu. Su hayattır lütfen hayatı yok etmeyelim. Dolayısıyla suyumuzu etkin  kullanalım. Doğru kullanalım. İsraf etmeyelim. Su tasarrufu konusunda çarınız var mıdır? Kadınlarımıza, bacılarımıza, annelerimize, kız kardeşlerimize bir çağrı da bulunmak istiyorum. Lütfen herkesin evinde malum bir bulaşık makinesi var. Bulaşık makinesi temiz bulaşıkları yıkamak için değil, kirli bulaşıkları yıkamak için yapılmış bir makine. O yüzden bulaşıkları önce yıkayıp, sonra makineye koymayalım. Suyumuz israf etmeyelim. .ilimadamları tarafından her bir yıkamada 57 litre suyun öncesinde yapılan yıkamanın, 57 litre suyun boşa akmasına sebep olduğu söyleniyor. Bu nedenle her bir öğünde 57 litre su tasarruf etse kadınlarımız, bu bile bizim havzamızın korunmasına katkrı koyabilir.” dedi. Hatice Dursun    
Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, yağışların yeterli seviyede olmaması ve su kaynaklarının azalması konusundaki görüşlerini gazetemize değerlendirdi. Vatandaşları su tasarrufu konusunda duyarlı olmaya çağırdı.

Küresel ısınma ve iklim değişikliği tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de özellikle son yılların en kurak dönemlerinin yaşanmasına sebep oldu. Bu konuda DSİ 18. Bölge Müdürlüğü’yle görüşme yaptığını aktaran Başkan Ercengiz, Burdur’un açık alanda depolanabilen su kaynağına ihtiyacına olduğuna hep birlikte kanaat getirdiklerini, Burdur Projesi olarak yapılmış olan göl geçiş projesindeki patlak olan borunun değiştirilerek yine Senir Beldesi’nden gelmesini istedikleri suyu yeniden sisteme kazandırabilme adına taleplerini dillendirdiklerini söyledi.

Geçtiğimiz ay düzenlenen Kentlerde Sürdürülebilir Su Politikaları Zirvesi’nde, Türkiye’nin önümüzdeki süreçte suyu etkin kullanması gerektiği, suyu israf etmemesi gerektiği, sulu tarımdan susuz tarıma doğru bir geçişin ve her bölgenin kendi iklim koşullarına, kendi toprak bitki örtüsüne ve su kapasitesine göre tarım ve hayvancılık politikalarının belirlenmesi gerektiğinin altını çizdiklerini ifade etti.

Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz gazetemize yaptığı açıklamada;

“Bizim zaten açık alanda içmesuyunu depoladığımız bir yerimiz yok. Biz şehrimizin içmesuyunu yeraltı derin su kuyularıyla sağlıyoruz. Bunu bir irsale hattıyla şehre taşıyoruz. 10 bin, 4 bin, 5 bin ve bin beşer yüzlük depolarda bu suyu depolayarak şehrimize veriyoruz. 2014’te göreve geldiğimde beş altı metrelerde en fazla yedi metrelerde Çine Ovası’nda yeni ismiyle Gökpınar Ovası’nda ve İnsuyu Havzası’ndan elde ettiğimiz su sondajı şu anda Gökpınar’da 40-45  metrelere kadar indi. Bu yeraltı su hacmimizde ciddi bir azalma var. Bölgenin yeraltı su kaynakları da giderek azalıyor. Biz vatandaşımızın daha dikkatli su kullanmasına dikkat çekmek ki önümüzdeki yaz bu yıl istediğimiz gibi bir yağış olmadı. Yeraltı kaynaklarını besleyecek kadar kar yağışı olmadı. Bu nedenle öncelikle suyumuzu dikkatli kullanmamız gerektiğine vurgu yapmak içinde biz hem yerinde inceledik hem de vatandaşımıza bu uyarıyı yapmak istedik. Akabinde DSİ 18.Bölge Müdürümüzle bir toplantı yaptık. Yaptığımız toplantıda müdürümüz görev yeni başlamış olmasına rağmen konu hakkında bilgi sahibiydi. Başka bölge müdür yardımcılarımızdan birisininde Burdurlu hemşehrimiz olması, konuya daha hakim olması bizim taleplerimizi dillendirmemiz açısından çok daha önem arz ediyordu. Bugün geldiğimiz noktada Burdur’un açık alanda depolanabilen su kaynağına olan ihtiyacımıza hep birlikte kanaat getirdik. Zaten hepimizin de fikri bu yöndeydi. Burdur kenti olarak bir içmesuyu barajına ihtiyacımız var. Yeraltı su hacmini bilemediğimiz için en azından görünür hacimdeki suyumuzun ne olduğunu bilmek istiyoruz. Bu birincisi. İkincisi daha önce Burdur Projesi olarak yapılmış olan göl geçiş projesindeki patlak olan borumuzun değiştirilerek yine Senir Beldesinden gelmesini istediğimiz suyu yeniden sisteme kazandırabilme adına bir talebimizi dillendirdik. Burada ilgili kurum kuruluşlara gerekli yazışma yapıldı. Şu anda suyumuzu arttırmaya çalışıyoruz. Ama vatandaşımızında tasarruflu olmasını, vatandaşımızdan rica ediyoruz.

Su Zirvesi’ne katıldınız başkanım burada neler oldu?

Şu anda 22 belediye başkanın altında imzası olan 11 büyükşehir, 11’de belediye başkanının altında imzası olan Çalıştay Bildirgesi’nde özellikle sonuç maddesinden birinin Burdur Gölü ve Salda Gölü’yle ilgili kaygıları dile getiren bildirge maddesi olması bizim için çok önemliydi. Burdur için Burdur Gölü’nün, Salda Gölü’nün veya Göller Bölgesi’nin göllerinin birer ikişer kuruması, kurumaya başlaması ya da kuruma tehdid altında olmuş olması, artık sadece Burdur’u değil, tüm Türkiye’deki bu konudan kendini sorumlu hisseden bürokrat ve siyasileri kaygılandırmaya başladı. Sonuç bildirgemizde Burdur’da su çalıştayında gündem maddesi olarak değerlendirdik. Burdur ve Salda Gölü için kaygılarımızı tüm Türkiye’ye o çalıştay sonuç bildirgesinde duyurmuş olduk. O çalıştayda konuşulanları özetleyecek olursak şu anda tüm Türkiye’de belediyelir yöneten belediye başkanlarının 11’i büyükşehir, 11’i il belediye başkanı olarak toplandığımız o çalıştayda ve Türkiye’nin yüzde altmışının üzerinde bir nüfusu yöneten belediye başkanlarının toplandığı bir çalıştayda Türkiye’nin önümüzdeki süreçte suyu etkin kullanması gerektiği, suyu israf etmemesi gerektiği, sulu tarımdan susuz tarıma doğru bir geçişin ve her bölgenin kendi iklim koşullarına, kendi toprak bitki örtüsüne ve su kapasitesine göre tarım ve hayvancılık politikalarının belirlenmesi gerektiğinin altını çizdik. Biz zaten göreve geldiğimizden beri Burdur Gölü’ne dikkat çekmeye çalışıyorduk. Sorun Burdur Gölü sorunu olmaktan çıktı. Şimdi havza bazlı bir su sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Salda Gölü’nde de bir çekilme söz konusu değil mi?

Bu yıl henüz kış ve yağışlar bitmemiş olmasına rağmen Salda Gölü’nde de çekilme var. Bu kaygı verici. Kış aylarda idame suyunu tamamlaması gerekiyorken şu anda Salda Gölü’nde de çekilmenin olduğunu biliyoruz. Vatandaşımıza çağrımız şu. İzmir Çalıştayı’ndan çıkan önemli sonuçlardan biri de bu. Su hayattır lütfen hayatı yok etmeyelim. Dolayısıyla suyumuzu etkin  kullanalım. Doğru kullanalım. İsraf etmeyelim.

Su tasarrufu konusunda çarınız var mıdır?

Kadınlarımıza, bacılarımıza, annelerimize, kız kardeşlerimize bir çağrı da bulunmak istiyorum. Lütfen herkesin evinde malum bir bulaşık makinesi var. Bulaşık makinesi temiz bulaşıkları yıkamak için değil, kirli bulaşıkları yıkamak için yapılmış bir makine. O yüzden bulaşıkları önce yıkayıp, sonra makineye koymayalım. Suyumuz israf etmeyelim. .ilimadamları tarafından her bir yıkamada 57 litre suyun öncesinde yapılan yıkamanın, 57 litre suyun boşa akmasına sebep olduğu söyleniyor. Bu nedenle her bir öğünde 57 litre su tasarruf etse kadınlarımız, bu bile bizim havzamızın korunmasına katkrı koyabilir.” dedi.

Hatice Dursun

 

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.