Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Manşet Haber Girişi: 18.02.2021 - 17:35, Güncelleme: 01.01.1970 - 02:00

Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Ürküt; Türk Medeni Kanunu'nun kazanımlarından vazgeçemeyiz

 

Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Ürküt; Türk Medeni Kanunu'nun kazanımlarından vazgeçemeyiz

Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Ürküt; Türk Medeni Kanunu'nun kazanımlarından vazgeçemeyiz
Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hatice Ürküt, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 95. yıldönümünde gazetemize açıklamada bulundu. 17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’yla birlikte siyasi-sosyal yaşama katılımın önündeki engellerin kaldırıldığını, toplumda kadının hak ve özgürlüklerine kavuşmasının önünün açıldığını ifade etti. Anayasada yer alan laiklik ilkesini göz ardı gelişmelerin kadını eşit ve özgür bir birey olmaktan uzaklaştıracağını, bu tür söylemlerden ve uygulamalardan geri durulmasının Anayasal bir zorunluluk olduğunu söyledi. Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hatice Ürküt Medeni Kanunun kabulüyle ilgili açıklamasında; “Medeni Kanun; kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku kurallarıyla; vatandaşların doğumundan ölümünden sonraki döneme kadarki süreçteki ilişkilerini düzenleyen temel bir kanundur. 17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet’imizin hukuk alanındaki en büyük devrimlerindendir. Laiklik esas alınarak çok hukukluluk kaldırılmış, bireyler eşit ve özgür yurttaşlar haline getirilmiştir. Türk Medeni Kanunu özellikle kadın haklarının güvencesi olmuştur. Kadınlarımız; evlenme, boşanma, mal varlığı edinme, miras gibi özel yaşamlarına ilişkin haklar bakımından erkeklerle eşit konuma getirilmiştir. Erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmaya ilişkin düzenlemeler kaldırılarak, evlilikte resmi nikah zorunluluğu, tek eşle evlilik esası getirilmiştir. Kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve mallar üzerinde tasarruf hakkı, mahkemede tanıklık yapma, eşit miras hakkı tanınarak; kadın-erkek eşit hale getirilmiştir. Türk kadınının iktisadi, siyasi ve sosyal yaşama katılımının önündeki engeller kaldırılarak, medeni, siyasi ve kültürel haklar yönünden eşitlik sağlanarak çağdaş bir toplumda kadının hak ve özgürlüklerine kavuşmasının önü açılmıştır. Kadınları eşit ve özgür yurttaş olmaktan uzaklaştıracak her türlü sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki düzenlemeler, kadının insan haklarının ihlaline yol açacaktır. Medeni Kanunu’nun kabulüyle elde edilen ve Yeni Medeni Kanunun kabulüyle daha da genişleyen kadın hakları kazanımlarını ortadan kaldıracak her türlü söylem, eylem ve yasal değişikliklerden uzak durulmalıdır. Yoksulluk nafakasının kaldırılması, İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi, aile hukukunda zorunlu arabuluculuk gibi konularda yapılması düşünülen her türlü değişiklik, kadın hakları kazanımlarından ödün verilmesine neden olacak, kadınlar açısından mağduriyet yaratacaktır. Anayasamızda yer alan laiklik ilkesini göz ardı eden gelişmeler, kadını eşit ve özgür bir birey-yurttaş olmaktan uzaklaştıracak olup, bu tür söylemlerden, uygulamalardan ve yasal değişikliklerden geri durulması Anayasal bir zorunluluktur. TÜBAKKOM olarak; kadının özgür ve eşit birey olmasını destekleyen her türlü yasal düzenlemenin yanında olduğumuzu belirtiyorTürk Medeni Kanunu’nun kabulünden bugüne kadar elde edilmiş kadın hakları kazanımlarına karşı; Cumhuriyetimizin kurucu felsefesine bağlı kalarak, kadın-erkek eşitliğini demokrasinin gereği olarak görerek mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 95. yıldönümünde minnet ve saygıyla anıyoruz.” dedi. Hatice Dursun
Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Ürküt; Türk Medeni Kanunu'nun kazanımlarından vazgeçemeyiz

Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hatice Ürküt, Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 95. yıldönümünde gazetemize açıklamada bulundu.

17 Şubat 1926’da kabul edilen Türk Medeni Kanunu’yla birlikte siyasi-sosyal yaşama katılımın önündeki engellerin kaldırıldığını, toplumda kadının hak ve özgürlüklerine kavuşmasının önünün açıldığını ifade etti. Anayasada yer alan laiklik ilkesini göz ardı gelişmelerin kadını eşit ve özgür bir birey olmaktan uzaklaştıracağını, bu tür söylemlerden ve uygulamalardan geri durulmasının Anayasal bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hatice Ürküt Medeni Kanunun kabulüyle ilgili açıklamasında;

“Medeni Kanun; kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku kurallarıyla; vatandaşların doğumundan ölümünden sonraki döneme kadarki süreçteki ilişkilerini düzenleyen temel bir kanundur.

17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu, Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde kurulan Cumhuriyet’imizin hukuk alanındaki en büyük devrimlerindendir. Laiklik esas alınarak çok hukukluluk kaldırılmış, bireyler eşit ve özgür yurttaşlar haline getirilmiştir.

Türk Medeni Kanunu özellikle kadın haklarının güvencesi olmuştur. Kadınlarımız; evlenme, boşanma, mal varlığı edinme, miras gibi özel yaşamlarına ilişkin haklar bakımından erkeklerle eşit konuma getirilmiştir. Erkeğin çok eşliliği ve tek taraflı boşanmaya ilişkin düzenlemeler kaldırılarak, evlilikte resmi nikah zorunluluğu, tek eşle evlilik esası getirilmiştir. Kadınlara boşanma hakkı, velayet hakkı ve mallar üzerinde tasarruf hakkı, mahkemede tanıklık yapma, eşit miras hakkı tanınarak; kadın-erkek eşit hale getirilmiştir. Türk kadınının iktisadi, siyasi ve sosyal yaşama katılımının önündeki engeller kaldırılarak, medeni, siyasi ve kültürel haklar yönünden eşitlik sağlanarak çağdaş bir toplumda kadının hak ve özgürlüklerine kavuşmasının önü açılmıştır.

Kadınları eşit ve özgür yurttaş olmaktan uzaklaştıracak her türlü sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki düzenlemeler, kadının insan haklarının ihlaline yol açacaktır. Medeni Kanunu’nun kabulüyle elde edilen ve Yeni Medeni Kanunun kabulüyle daha da genişleyen kadın hakları kazanımlarını ortadan kaldıracak her türlü söylem, eylem ve yasal değişikliklerden uzak durulmalıdır. Yoksulluk nafakasının kaldırılması, İstanbul Sözleşmesi’nden imzanın çekilmesi, aile hukukunda zorunlu arabuluculuk gibi konularda yapılması düşünülen her türlü değişiklik, kadın hakları kazanımlarından ödün verilmesine neden olacak, kadınlar açısından mağduriyet yaratacaktır. Anayasamızda yer alan laiklik ilkesini göz ardı eden gelişmeler, kadını eşit ve özgür bir birey-yurttaş olmaktan uzaklaştıracak olup, bu tür söylemlerden, uygulamalardan ve yasal değişikliklerden geri durulması Anayasal bir zorunluluktur.

TÜBAKKOM olarak; kadının özgür ve eşit birey olmasını destekleyen her türlü yasal düzenlemenin yanında olduğumuzu belirtiyorTürk Medeni Kanunu’nun kabulünden bugüne kadar elde edilmiş kadın hakları kazanımlarına karşı; Cumhuriyetimizin kurucu felsefesine bağlı kalarak, kadın-erkek eşitliğini demokrasinin gereği olarak görerek mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade ediyor, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü Türk Medeni Kanunu’nun kabulünün 95. yıldönümünde minnet ve saygıyla anıyoruz.” dedi.

Hatice Dursun

Habere ifade bırak !
Administrator Administrator
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve burdurgazetesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.